Topic-icon Hekime Şiddet Nasıl Önlenmez?

8 years 7 months ago #1 by Yiğit Baykara
Bence burda asıl mesele şiddetin hekime olması bi yana şiddet olaylarının yaşanması. Tabi ki dünyanın her yerinde hergün çeşitli şiddet olayları yaşanıyor ama eğitim ve gelişmişlik düzeyi yüksek olan ülkelerde çok daha azken, düşük olan ülkelerde daha çok olmaktadır. Önemli olan halkın bilinçlendirilmesi ve suçluların cezalandırılarak hastanelerdeki şiddetin caydırılmasıdır. Tabi ki son zamanlardaki hastaların doktorlara karşı olan tavrında yeni sağlık poltikalarının etkisi vardır. Aslında her hastanın hakkını arama ve kendisini doktorlara ezdirmeme hakkı vardır ama ne yazık ki halkımız hak aramayla hak yemeyi birbirine karıştırır oldu. Demek istediğim mesele sadece hastanelerde şiddetin yaşanması değil ülke genelinde şiddetin yaşanmasıdır. Micheal Moore' un Bowling For Columbine adlı filminde de şiddet olayına değinilmekteydi( Tabi ki Amerika'daki şiddet olaylarına ama filmin bu konuyu güzel yansıttığını düşünüyorum.)

Please Log in or Create an account to join the conversation.

More
8 years 7 months ago #2 by rabinovich2006
sidetin sebepler arasinda, az da olsa, hic hekimin kendisi suclu olamaz mi? cok mu idealiz sizce?

Please Log in or Create an account to join the conversation.

More
8 years 7 months ago #3 by Mrs.Mazman
sorun çok boyutlu, yukardakilerin hepsi doğrudur...paradoks bir durum var bu ülkede...insanların yaşam tarzları ve özgürlükleri eski yıllara göre inanılmaz derecede genişledi..bunun medeniyet ve görgü getirmesini beklenirken tam bir yozlaşma görüyorum...bunu da geçelim bir sonraki aşamada bu yozlaşmanın karşılığını bulacağı bir hukuk sistemi hali hazırda yok....bir örnek: hastaların arasında öğleden önce 9 -12 arasında 45 hasta baktığım için öğleden sonraya kalacağını anlayan 52. sıradaki hastanın bana hakaret etmesi (benim tüm nezaketime ve açıklamama rağmen böyle bir hakaretle karşılaştım) üzerine bu durumu savcılığa ilettiğimde açılan soruşturmada hakim bu yargılanmayı gereksiz buldu ve bir duruşma dahi geçiremeden suçlunun yaptığı yanına kaldı...bu ülkede hukuk yok maalesef...kural var ama kişisine göre modifiye edilmiş...herşey eskisinden daha kötüye gidiyor aslında...özgürlük mü??? kime ve ne kadar???eğitimli insanlar köleleştiriliyor, cahil kesim eğitilmediği gibi bu haliyle sınırsız özgürlüğe sahip oluyor....tek bildiğim şu Türkiyede hekimliğin yapılacak bir tarafı kalmadığıdır...herkes kendine başka kanallar açmalı, uygun ve mutlu olabileceği başka işler edinmelidir...hekimlik insanların milyonlar içinden elenerek geldiği, 30 yılını emek vererek edindiği bir meslek değil, tıpkı hergün muhattap olduğumuz cahil insanlar gibi ( hepsini demiyorum ama çoğunluk cahil ve yoz maalesef) eğitimsiz insanların içinden random seçildiği bir meslek haline gelmelidir...o zaman ortadaki bu büyük adaletsizlik ancak çözülür...artık başka yol gelmiyor aklıma....tabi maliyetleri çok yüksek olur ama biz zaten bu maliyeti şuan tek başımıza omuzlanıyoruz ve bazılarımızda hayatını kaybediyor...
The following user(s) said Thank You: Hell_Spawn

Please Log in or Create an account to join the conversation.

More
8 years 7 months ago #4 by drng
Toplumda şiddet olaylarının genel olarak arttığı bence de doğru bir tespit, biz sağlık çalışanları penceresinden bakıyoruz üstüste pek çok çağlık çalışanına şiddet olayı oldu,ama örneğin ülkemizde öğretmene şiddette aynı şekilde arttan bir sorun.

Güzel bir yazıydı, teşekkür ederim

Please Log in or Create an account to join the conversation.

More
8 years 7 months ago #5 by Hell_Spawn

Doğrusu bu konu çok yazıldı. O nedenle kimsenin ilgisini çekmez diye uzun uzun düşündüm. Çok da güzel, doğru tespitler vardı yazılanların arasında. Ama yine de şu anda başka bir konuyu işlemenin doğru olmayacağını, gündemi değiştirme çabası olacağını düşünerek vazgeçtim.



Hekime şiddetle ilgili yazılanların birçoğuna “Bu yazıya ben de imzamı atarım.” demiştim. Burada, şiddetin nedenleri ile ilgili saptamaları özetlemek ve şiddeti önlemenin neden zor -belki de imkânsız- olduğunu vurgulamaya çalışacağım. Beni çok kötümser olmakla suçlayabilirsiniz.



Evet, “hekime şiddet”, yapılan sağlıkta değişim fırtınalarının, birçok yasal düzenlemenin, hakların çiğnenmesi ve sağlık hizmetinde düzeltilmesi zor bir karmaşa yaratılması sürecinin en başarılı adımıydı. Bu olmadan mevcut düzenlemeler eksik kalacaktı. Özlük hakları kısıtlanan, performans denen insana değer vermeyen bir çalışma sistemi dayatılan, özel çalışması bile binbir çeşit yasal düzenlemeye tabi tutulan hekimler artık kendilerine her an uygulanabilecek şiddet, yaralama, öldürme baskısı altında yaşamalı idi. Ancak bu durumda onları zapt-ı rapta almak mümkündü. Zaten geleneksel eğitimimizde “Eti senin,kemiği benim.”, “Laftan anlamayanın hakkı kötektir.” özdeyişleri geçerli değil miydi? Hekimleri dövenleri, öldürenleri kınayan, ancak bir yandan da bıyık altından “Bunların hakkıydı, bu kadar da olmazdı zaten.” diyen yöneticiler yok muydu?



Doğrusu ben de, birkaç kez iyi tedavi görmediğini söyleyen hastalarım tarafından ölümle tehdit edildim ve birisi için savcılığa müracaat ettim. Neyse, kendimce hekime şiddetin nedenlerini ve nasıl önlenebileceğini sıralamaya çalışacağım:



1-Hekim onurunun aşağılanması süreci: Herhalde bu tespite katılmayan hekim olmayacaktır. Son 10 yıl içinde, gittikçe artan bir süreçte hekimlerin her türlü aşağılanması kamuoyu önünde yapılmıştır. “Bunlar paradan başka birşey düşünmeyen aşağılık entelektüellerdir, halkın halinden de anlamazlar.” algısı -yoksa imajı mı demeliydim?- yaratılmıştır.



2-Hemen şikâyet edebilirsin: Hazırlanan 184 hatları, hastaları“müşteri”, tüm sağlık hizmeti vericilerini müşteriye hizmet edenler ve hemen şikâyet edilebilecek kişiler olarak algılama kurgusunun yerleştirilmesi şiddetin önemli hazırlayıcılarından biri olmuştur. Resmi kurumlar bu hattan gelen şikâyetlere yanıt veremez hale gelmiştir. Acaba benzeri kolay şikâyet etme ve sonucunu araştırma süreci yanlış park etmelerde, vergi dairesi ve bankalardaki kötü uygulamalarda, emekli maaşı kuyruklarında, tahsil edilemeyen çek ve senetlerde vb. uygulanmakta mıdır, bilmiyorum.



3-Basının rolü, eğitimsizliğe -cahilliğe- ödün verme süreci: Basının, gazete ve televizyonların sağlıkla ilgili haber ve yönlendirmelerinin de hekime şiddete katkıda bulunduğunu düşünüyorum. En ufak bir komplikasyonun, morbidite ve mortalitenin, hekim hatası şeklinde gösterildiği haberler yapmak moda olmuştur son yıllarda. Bu tip haberler hemen ön sayfalara taşınabilmekte, ardında yatan gerçekler irdelenmeden “yargısız infaz” lar yapılmaktadır. Genç gazeteciler, hiçbir tıp otoritesine danışmadan, akıl süzgecinden de geçirmeden bu sürece katkıda bulunmuşlardır, bulunmaya da devam etmektedirler. Böylece halkımızın kafasında, sağlık hizmetinde, daha da özel olarak hekimlerin uygulamalarında çok fazla hata yapıldığı düşüncesi yerleşmiştir.



4-“Kendi hukukumu kendim yaratır, cezamı da kendim veririm” düşüncesi: Son yılların politik ortamı hukuka, mahkemelere güvensizliği iyice arttırmıştır. Bunun sonucunda kendi hukukunu kendisi arama ve bir suç varsa cezasını kendi verme eğilimi doğmuştur. Trafikte hata yapınca, çeki karşılıksız çıkınca cezasını kendisi verenler gittikçe artmaktadır. Toplumda bir şiddet eğilimi tırmanmaktadır. Kadına şiddet, doktora şiddet, öğretmene şiddet haberlerinden geçilmemektedir.



5-Acil servislerde ücretsiz ve kolay tedavi: Kanımca şiddetin bir başka nedenidir. Poliklinik sıralarına gireceklerine, basit ve kronik sağlık sorunlarını acil servise giderek -üstelik özel hastanelerde bile ücretsiz olarak- tedavi olmak isteyen hasta sayısı inanılmaz artmıştır. Bu durumda gerçek acil girişim gerektiren hastaları ayırt etmek ve onlara hizmet vermek zorlaşmıştır. Hekime şiddetin en çok olduğu kesim, bu acil kalabalıklarına hizmet veren sağlık çalışanları olmaktadır.



Hekime ve sağlık çalışanlarına karşı şiddet nasıl önlenebilir? Sağlık çalışanlarına karşı şiddete, özel hukuksal düzenlemelerle daha yüksek cezalar verilmesi iyi bir örnek olabilir. Meclis’ten böyle bir yasa geçirmek yararlı olabilir, ancak şiddeti azaltmaya yetmeyecektir.

Hekimlerin meslek örgütleri ile konuya olan duyarlılıklarını tekrar göstermeleri önemlidir. Yakın zamanda katledilen meslektaşımızın ölümünden sonra yapılan eylemin benzerlerinin yinelenmesi doğru olacaktır. Bunun yöntem ve zamanlaması tabip odaları ve uzmanlık derneklerince planlanmalıdır.



Kanımca, acil servislere gerçek acil sorunu olmadan başvuranların hizmet bedellerinin ödenmemesi yoluna gidilmelidir. Acil servislerin yükünü arttıran uygulamalardan vazgeçmek gereklidir.

Basını eğitmek ve doğru haber yazılmasını sağlamak nasıl mümkün olur bilemiyorum. Ancak bu konuda duyarlılığımızı arttırmak ve bazı haberlere doğru yanıtları vermek için çalışmak gerektiği kanısındayım.

Dahası, “Cezamı kendim veririm.” düşüncesini nasıl giderebiliriz, bunu hiç bilemiyorum. Bir hukuk devleti olduğumuzu ve adalet sistemimizin hata yapmayacağını (?) öğretmek nasıl olacaktır?

Yoksa yakın dövüş tekniklerini öğrenmek veya bu meslekten vazgeçmek mi gerekecektir?

Zamanla öğreneceğiz. Hepimize kolay gelsin.


Prof. Dr. Mehmet ZİLELİ
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
Nöroşirürji Anabilim Dalı
Emekli Öğretim Üyesi ve Türk Nöroşirürji Derneği Eski Başkanı


Kaynak: Medimagazin

Ali Murat Pussane

Please Log in or Create an account to join the conversation.

More
Time to create page: 0.162 seconds